Ruhundaki kutsal odalarda efkârlar beledim yârim bedenime
Tohumlar serptim ovalarına
baharda çiçek ol diye gönlümeSevdanın tahta köprülerinden geçerek geleceğim aşk ülkene
Her sabah gözlerinin upuzun sahillerinde yürüyor
sevdanın gümüş aydınlıklı aynasında tarıyorum saçlarımı. Ruhunun en dik surlarına şölen coşkularıyla tırmanıyor
yüreğimdeki sevda güllerini saraylarının eşsiz bahçelerine ekiyorum.
Her sabah bedenimi bir kor gibi saran alevinle sesine uyanıyor
yeryüzünün bütün asma köprülerinden geçerek
ruhunun yaşanası ovalarından sevda şiirleri biçiyorum.Her sabah yosunlu bir denize atıyorum yüreğimin mavi çarşaflarını. Yol boyu seni düşünüyor
dalgaya muhtaç nehirlerde yeşil yüreğinin yosunlarına sarılıyorum. Gözkapaklarındaki şölenlere martılar konuyor
yüreğimin gelgitleriyle sımsıcak denizler donuyor. Bir türkü doluyorum dilime
sözlerime şubatın en deli ayazı vuruyor
çoğul özlemlerin pınarlarından kuyularıma tas tas sular dökülüyor. Her sabah seni atıyorum sevda terkime
bir deli kısrakla yaşanmamışlığın karanlık ülkelerini dörtnala geçiyorum.Nazlı
bir damarla ruhuma yürüyor günlerdir gözlerin. İlk kez aşka
tutulmuşçasına titriyor seni görünce yüreğim. Lalelerle bezeli göğsünde
hayatın anlamını düşlüyorum. Gün doğuyor sesinde
güneşinle ısınıyor bedenim. Üşümüş ellerim ısınıyor
kışlarımda bile seninle bahar oluyor mevsimlerim. Nefesinle ruhuma can veriyor
ölümsüz bir sarış oluyor senin sevgin.Ah yar
kanaviçe göğsüne yıldız oyası düşmüş
ellerinin coşkusu günlerdir özlemimi örmüş
gül yüreğine sevdalı bir güneşin tutkusu sokulmuş. Gecenin kasığında fırtına
düşlerimizin kaşığında en ölümsüz muhteva
dizlerinde ayı izleyen bir koca çınar var bebeğim
unutma. Titret göğsünü fırlasın düğmen
uzat dudaklarını sulara karışsın bu beden. Al beni kadın düşlerine bu gece de
dinsin can evimdeki özleminle topraklarımı harmanlayan deprem.Sensizlikle bir başıma kalınca
bir nefesle sokulsam diyorum sıcacık düşlerine. Seninle
en ölümsüz denizlerde dolaşsak
korsan düşlerin kılıçlarını savursak yaşanmamışlığa. Seninle
en koyu karanlıkları aşsak
en çetin savaşlardan sevgimizle zaferler kazansak. Gözlerinin deryasından mutluluğun fenerlerini bulsak
acılarla dönen bu küreyi yeniden başlaması için tersine çevirsek. Hayatın en mutlu karelerini saklasak
ölümleri yok saysak. Seninle
aşkın en yaşanası şifresini tüm insanlara dağıtsak.Suya düşüp özüne kavuşan bir kar tanesiyle uzanıyorum sen uykulardayken dudaklarına. Bir damla düşe sarılıyor bedenim
nefesinle ılık bir su gibi göğsünün düğmelerini izlerim. Tenin ıslanırdı o an
hafifçe mırıldanırdın. Ben
üşümüş ellerimi bedeninin gizlilerinde içten içe gezdirirdim
göz kapaklarında özlemi düşlerdim
yanaklarındaki upuzun vahalarda seni seyrederken sakladığım gülü düşürürdüm. Gecenin karanlığında ne güzel uyurdun
uyandırmaya kıyamaz ve yeniden
göğüme çekilirdim.Her düşün sancısı yaksa da içimizi
her öpüşün tuzu korlasa da yüreğimizin sol köşelerini
ben seninle sokuluyorum göğsündeki yüceliğe. Korkularımı unutuyor
en hüzünlü şarkıların eşsiz sedirlerinde seni
yalnız seni düşünüyorum. Yarınlar biriktiriyorum sana
umutlar saklıyorum sevda odalarında
aşkla ve mağrur bir edayla. Şarkımız olacak bu aşk gülüm
bir gün çalınacak radyolarda. İnanmadıklarımızla sürüklendikçe gerçeklere

eğiliriz yaşamın en dik eğimlerine. Sırtımızdaki en ağır yüklerle
geçeriz hayatın iğreti ovalarını. Seni düşündüğüm bütün anlarda bir
alevin koynunda yazarım en efsunlu şiirlerimi. Yüreğimin tavalarında
cızırdar aşk
kokun yükselir ruhumun toprak bacalarından böyle anlarda. Bir gülüş
bir güneş ve sayfalarca özlem olur hasretin
ağlarım
gül basarım bağrıma
adınla yaşar
aşkınla uçurumlar aşarım.Günün en yaşanası karelerinde çekiçledim gönlümün keskilerini

içimin yangın örenlerinde delice koştum ve ruhumun karanlık
dehlizlerinde bir başıma uçtum. Renkli bir düşün siyah kanatlı
devleriydi aşk meleklerimi yoran
çığlıklar çarpıyordu anılarımın pembe saraylarına. İzimi sürüyordu onlarca gece. Korkmuyordum
güldü bedenime sürülen büyü
çözemiyordum
ağrılı bir kanamaydı
düşündükçe kendimden geçiyordum.Yapışkan
bir gecenin özlemi geziyor şimdi caddelerde. Cirit atıyor ruhumdaki en
nafile sarılışlar. Uzaklarda bir yerlerde sen gecenin damarına çoğalan
çiçekler ekerken
ben en güzel rüyaların her köşesine seni saklıyorum
yarınım düşsüz geçmesin diye. En parlak yıldıza şiirlerimden ipek gecelikler giydiriyorum
gülümseyerek yatağıma sokul diye. Sol ağrımdan bile saklanıyor
yaman sözler indiriyorum evrenden göğsümdeki en gizli sevgiliye. Bir
fısıltıyla büyüt şimdi sözlerimin seni anlatan damlalarını. Bir nefesle
ısıt özleminin boş yastıklarını. Arala yorganının kokumla karışacak
bütün açılımlarını. Sevda sür dudağıma
kadın düşlerinle kavra sonra sana odaklanmış bütün arzularımı. Dal ol gövdeme ağ
yangın ol içimin sancılarını al
kadın ol ruhumun bentlerini sal
su ol bedenimi aklayan iksirlerle boğ. Sen ki
kadınım gibi beni bu dünyada anlayan tek sevdiğim ol.Dışarıda bir deli rüzgâr
gözlerimde birikmiş bir intizar. Dudağımda sevda
ruhumda sepken yağmur
durmadan yağıyor yar. Gönlümde bir kadın
göğsünde vefalı bir taht
dokunmayın
aşk sürmüş yüreğime
yangınlardayım. Damağımda aşk
yaşatansın beni
dön de bir bak. Avuçlarımda ısın
ağlatır kimi haykırışın
çözer gemilerimin paslı urganlarını sevgiyle içime dalgalanışın. Sarılırım gövdenin en ulusuna
sensin benim hayata en güçlü adım atışım
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder